Monday, October 12, 2009

anne ben panter oldum

bi anda herşey değişiverdi sevgilimokur.
aşağıdaki postu postalamadan kısa bi zaman önce iki ay çalışacağım tageszeitung'a (biz tageszeitung çalışanları kendisine taz diyoruz tamam mıııııa? başlığı açıklamak için de panterin taz'ın logosu olduğunu belirtiyim) adım attım. içeri (unannounced) girip editörüm uli'yle tanıştım. sonra yemek kartımı çıkardım sonra uli'yle yemek yedim sonra yukarı çıkıp insanlarla tanıştım ve randevulaştım. two diyip duruyorum ama şu anda farkettim ki aslında üç toplantım var yarın inanır mısınız?
o diyil gazeteye girdikten en fazla bi saat sonra kendimi yarının manşetiyle ilgili fikir beyan ederken (hem de genel görüşe karşı çıkarken) buldum. o dereceyim.
gazetenin bi takım durumlarından hoşlanmayan personelin şikayetlerine kulak tıkamaya çalıştım ve zaten burası benim bildiğim gazetecilik dünyasından o kadar farklı ki herhangi bir şikayetin şimdilik keyfimi kaçırması mümkünatsız (unmöglich yani). mesela taz'ın bi sahibi yok. sahibi aslında okurları. bu bile hepimiz için yeterli motivasyon sanıyorum.
neyse yarın genel işleyişle ilgili bi ders vericekler bana. o zaman öğrendiklerimi sizinle de paylaşıciim.

şimdilik çüsiiiii.

1 comment:

  1. hey allahım yalebbim daha neler göriciiz bakalım:)

    ReplyDelete