öğlen saatlerinde uyanmamızla beraber hemen şurdaki bekeray'dan kahve alındı. kahve yudumlanarak cankuşun tüm ısrarlarına rağmen sonsuza kadar kaçak bineceğim metroya binildi. taz'a gidildi öğlen yemeği yendi. garson kızdan azar işitildi (almanlar çok fena azarlıyolar sevgili okur. turisti yaşlısı demiyolar direk insanın ağzının payını veriyolar) uli'yle görüşüldü kendisinden iş alındı. ardından yahudi müzesine gidildi. sonra doğu berline akıldı. gorki park'ta akşam yemeği yendi. gece de maria'da dansedildi. ordan şöyle bi duvar seyredildi sonra da schlesische tor'da madame claude'a gidip buranın tamamen 68 senesinde kalmışlığına bir o kadar da arka odaya benzerliğine şaşıldı.
bişey diycem sevgiliokur
ben bu yazıyı tamamen görev icabı yazıyorum şu anda
o yüzden iyisi mi şuraya bikaç fotoğraf koyiyim:

odan ne güzelmiş, sen de ne güzelmişsin, depresyon filan diyip durma, keyfini çıkar burda da bişey olup bittiği yok eğer homesick oluyosan.
ReplyDeletegiyel vatandaş giyel. berlinin tüm kühl yerleri benden soruloor.
ReplyDelete